Skip to content

Kobanî’nin Son Dövmeli Kadınları


Cuburn Dukehart | Çeviren: Nurdan Şarman


Jodi Hilton, Kobani / Türkiye-Suriye sınırındaki mülteci kamplarını ziyaret etti. Orada solmakta olan bir sanat formunun son örnekleri olan yüz dövmelerini –Deq- taşıyan Kürt kadınlarıyla karşılaştı.  Jodi Hilton’la bu sembollerin taşıyıcıları olan kadınları fotoğraflama deneyimi üzerine bir röportaj yaptım.

COBURN DUKEHART: Bu kadınlarla nerede karşılaştın ve onları fotoğraflama konusunda seni isteklendiren neydi?

JODİ HİLTON: Bu portre serilerini yapma fikrim oluştuğunda ABD hava saldırıları, sınır köyleri ve savaşçıların cenazelerini fotoğraflamak üzere Kobani’nin karşısındaki bir Kürt sınır kasabasında çalışıyordum. Fotoğrafların çoğunu Suruç’taki mülteci kampında çektim. Ayrıca Kobanili mültecilerin sığındığı bir diğer yer olan Irak Kürdistanı’ndaki kampta da bazı fotoğraflar çektim.

Uzun zamandır deq olarak adlandırılan bölgesel yüz dövmeleri karşısında büyülenmiştim. Bu dövmeleri daha önce Türkiye’de –özellikle Urfa ilinde- hem Kürtler hem Araplar arasında görmüştüm. Kobani’deki çatışmalardan sonra bu geleneğin Suriye sınırına kadar uzadığının farkına vardım. Sınırın her iki tarafında bulunan insanların dil, kabile (aşiret) ve etnik kimlik açısından birbirlerine bağlı olmaları akla diğer kültürel özellikler konusunda da ortaklıkların olduğunu getirmektedir.

tattoos_02

Emîne Salih, 60 yaşında. Türkiye Suruç’ta bulunan bir mülteci kampında yaşıyor. 6 çocuk annesi. Yüzündeki dövmeler 10 yaşında yapılmış.

Deq geleneğinin bazı yönlerini merak ediyordum. Örneğin bu dövmeler neden neredeyse tamamen 60 yaş civarı kadınlarda bulunuyordu ve bu geleneği ne zaman ve niçin terk ettiler? Ayrıca şekil ve çizgilerin anlamını ve bunların niçin çene ve dudakların arasında yapıldıklarını bilmek istiyordum. Gözlemlerime göre bu dövmeler bir tür dağınık sakala benziyordu. Fakat eskiden güzelliğin bir ölçüsü olarak düşünülüyordu.

COBURN: Bana biraz bu dövmelerin tarihinden bahseder misin?

JODI: Kürtlerdeki deq geleneği hakkında tarihi gerçekleri bulmak oldukça zor. Ancak bu dövmelerin Kürtler’e ya da bu özel bölgeye -Kobaniye- münhasır olmadığı, İslam dünyasının pek çok yerine yayıldığı konusunda fikir yürütebiliriz.

Pek çok kadın dövmelerinin “göçebe” veya “Çingene” bir kadın tarafından yapıldığını belirttiler. Bu gezgin dövme sanatçıları geleneği yaymış olabilirler. Ancak muhtemelen İslam öncesi dinlere atıfta bulunan ve bir şekilde bazı Kürtlerin kalbinde olmaya devam eden bazı özgün tasarımlardır bunlar.

Dövmeler kurumdan ve anne sütünden yapılıyor. Bazen de keçi veya koyun safra kesesi sıvısından yapılıyor. Tasarım, deri üzerine çizilir ve sonra dikiş iğnesiyle bir dizi küçük delik açılır. Karışım daha sonra kabuk bağlayan ve dövme bırakan tasarımın üzerine yaydırılır. Bu uygulama genellikle 8 ile 12 yaş arasında yapılır.

Bir kadın aynı zamanda ince yuvarlak bir çizgiyle memeleri çevreleyecek şekilde göğüslerine de dövme yaptırmıştı.

tattoos_08

Emîna Evdilmecîd Silêman. Yaklaşık 70 yaşında. Suruç’ta bulunan Rojava Mülteci Kampı’nda yaşıyor. 7 çocuk annesi. Anneleri ölmüş iki torununa bakıyor. “Dövmelerim ben bebekken, muhtemelen 6 aylıkken, yapılmış” diyor.

COBURN: Dövmelerin arkasındaki anlam nedir?

JODİ: Yaygın semboller ters V, güneş, ay ve yıldız, ellerde ise nokta ve sarmaşık bazen de hayvan tasarımları şeklinde.

Fethi Karakeçili adında bir etnomüzikolog sembolleri yorumlama konusunda bana yardımcı oldu. Bitki sembollerinin doğurganlık isteği, verimlilik ve güçle ilgili olduğuna inanıyor. V sembolü kabile/aşiret tanımlayıcılarıdır. Sembolün büyüklüğü ailenin büyüklüğüyle uyumlu. Tanıştığım bir kadının çenesinde ikiz ceylan vardı. Muhtemelen hayvanların güzelliği ve zarafetine atıfta bulunuyordu. Dövmelerin ağırlıklı olarak dudaktan çeneye doğru çizilmesinin nedeniyle ilgili sıklıkla söylenen ise kadının konuştuğunda daha sevimli olacağı şeklinde. Gözler arsındaki dövme ise nazara karşı yapılıyor. Gözün kenarındaki ay ise bir kadının veya ailesinin Êzidîlik’ten İslam’a geçtiği ancak yine de bazı dini gelenekleri sürdüğü anlamına geliyor.

Bazı kadınlar dövmelerini aynı zamanda ayak bileği, boyun ve hatta göğüs gibi “gizli yerlere” yaptırıyor. Kadınlar çoğunlukla güzellik için dövme yaptırdığını söylüyor. Fakat bazı uzmanlar, gerçekte güzel olan kadınların ağır dövmeleri güzelliklerini saklamak ve böylelikle nazara karşı korunmak için yaptırdığından söz ediyor.

tattoos_18_2

Evli on çocuğu ve 25 torununun dâhil olduğu tüm ailesiyle birlikte Kobani’yi terk eden Zibêda Elî, 6o yaşında. Dövmeleri 13 yaşındayken yaptırılmış. Sol elinde büyük bir dövmesi ve çenesinde birkaç küçük ters V dövmesi var. Kocası Nuh Şahin : “Bütün adamlar dövmeli kadınlara âşık olurdu” diyor. Zübeyde 13, Nuh ise 20 yaşındayken evlenmişler.

COBURN: Bu kadınların dövmeleriyle gurur duyduğu veya utandığı şeklinde bir hisse kapıldın mı peki?

JODİ: Fotoğrafını çektiğim bazı kadınlar dövmelerinden utanıyorlardı. Çünkü daha sonraki hayatlarında bu dövmelerin İslam dinine göre haram olduğunun farkına varmışlar. Ya da artık eskimiş bir modanın taşıyıcıları olduklarına inandırılmışlardı. Ancak kadınların çoğu savaş, kasvetli mülteci yaşamı, yakınlarını ve evlerini kaybetmenin acısı dışında bir konu olarak dövmeleriyle ilgili konuşmaktan mutluluk duyuyordu.

Kadınların biri kocasının dövmeleriyle büyülenişini, boynundaki ve kollarındaki dövmeleri nasıl öptüğünü mutlulukla anlatmıştı.

Başka bir kadın kocasının kendisine ilk bakışta nasıl aşık olduğunu duymaktan açıkça zevk alıyordu. Kocası onu ve dövmelerini güzel bulmuştu. Elli yıl sonra, sıkışık bir mülteci çadırında bu hissi hala taşıyordu.

tattoos_13

Bedoya Celal Aqil. 33 yaşında. Ve 12 yaşındaki kızı Fatma Tamra. Kocası ve beş çocuğuyla birlikte Suriye’nin Kobani kentinden kaçıp Irak Kürdistanı’nda bulunan Arbet Kampı’na sığınan Aqil: “Kızım dövmelerimi seviyor ve aynısından istiyor “dedi. Yüzündeki ve sol elindeki basit noktaları büyük annesi yapmış. Fatma’nın da gözlerinin arasında basit bir nokta var.

COBURN: Bu ölmekte olan bir sanat formu mu? Bu kültürün genç kadınları geleneği devam ettiriyor mu?

JODİ: Deq geleneğinin uygulamasının büyük çoğunluğu 50 yıl önce durmuş. Eğer 50 yaşın altındaki kadınlarda dövme varsa bu da yanakta, gözler arsında ya da çenede basit küçük bir nokta şeklinde. Röportaj yaptığım kadınların hemen hemen hepsinin anneleri dövmeliydi. Ancak neredeyse hiçbiri bu geleneği önemsemiyordu. Nedenini sorduğumda ise çoğunlukla bunun modern bir uygulama olmadığından ya da modası geçmiş bir gelenek olduğundan söz ediyorlardı.

Benim anladığım ise, değiştirmeye yönelik bu tür uygulamaların İslam’a göre haram olduğuna inandırılmış olmalarıdır.

tattoos_24

Edûla Elî, Kobanili, yaklaşık 80 yaşında. “Gençken Çingene bir kadın yaptı dövmelerimi” diyor Edûlê. Gençken, onu gördüğünde güzelliği karşısında büyülenen kocası, buğday keserken kullandığı tırpanla kazara kendi elini kesmiş. O kadar çok güzelmiş.

COBURN: İzleyicilerinin fotoğraflarından nasıl faydalanacağını veya ne alacağını umuyorsun?

JODİ: Bu fotoğrafları, kadınları ve dövmelerini anmak için tarihi bir dokümana dönüştürmek istiyorum. Böylece onlar öldüklerinde de onları hatırlayabileceğiz. Aynı zamanda mülteci olarak statülerinin dışında Kobanili insanların kültürüyle ilgili özel bir şeye dikkat çekmek istedim.

tattoos_27

İki torunuyla birlikte Edûla Îmamê Şêx Mihemed, 60 yaşında, Kobanili. Adûlê: “dövmeleri istemiyordum. Çünkü çok acı vericiydi. Ancak sonuçları görünce sevdim. Dövme, bizim zamanımızda güzeldi ama artık değil ” diyor.


Bu yazının orijinaline şuradan ulaşabilirsiniz.
Jodi Hilton 2010’dan beridir Türkiye ve Balkanlar’da çalışan Amerikalı bir gazeteci. Daha önce Cambridge, Massachusett merkezli olan Jodi,  Missoiri Okulu Gazetecilik bölümü mezunu ve İtalyan haber ajansı NurPhoto katılımcısı. Çalışmaları uluslararası olarak gazete ve dergilerde, National Geographic (İtalya)’da ve National Geographic Traveler’de yayınlandı. Çalışmalarına ulaşmak için jodihilton.com’u ziyaret edebilir, blogunu okuyabilir ve kendisini instagramda takip edebilirsiniz.


 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterPin on Pinterest0Share on Tumblr0Email this to someoneShare on Google+0