Skip to content

Maraş’ta Kürt Katliamı [19 Aralık 1978]

19-26 Aralık 1978 tarihlerinde Maraş’ta meydana gelen olaylarda resmi açıklamalara göre 105 kişi ölürken 178 kişi de yaralandı. Katliam sanıklarının yargılanması ve davanın sonuçlanmasının 1988 yılına değin sürdüğü olayların başlaması üzerine TBMM, İstanbul ve Ankara ile 11 Kürt ilinde süresiz sıkıyönetim ilan etmişti.

Kürt Alevilerinin katliama uğramasıyla sonuçlanan olaylar, 19 Aralık 1978 gecesi saat 21′de Ülkücü Gençlik Derneği’nin “Güneş Ne Zaman Doğacak” adlı filmi oynattığı Çiçek Sineması adlı sinemanın bombalanmasıyla başladı. “Alevi Komünistler sinemaya bomba attı” söylentisinin yayılmasıyla toplanan sağcılar, solculara ait binalara saldırdı. Daha sonra yapılacak soruşturmada sinemaya bomba atan kişinin sağcı olduğu anlaşıldıysa da 21 Aralık 1978 gecesi solcu oldukları bilinen Hacı Çolak ve Mustafa Yüzbaşıoğlu adlı iki öğretmen evlerine giderken öldürüldü. Ertesi gün öğretmenlerin cenazesi için Ulu Cami’de toplanan 5 bin kişilik gruba, cenaze namazı sırasında, başını ülkücülerin çektiği 8-10 bin kişilik bir grup “Komünist Alevilerin namazı bu camide kılınamaz” denilerek müdahale edildi ve çıkan kavgada 150 kişi yaralanırken 3 kişi bıçaklanarak ve boğazları kesilerek öldürüldü. Askerin müdahalesi sonucu gruplar olaylar daha da büyümeden dağıtıldı.

23 Aralık sabahı, “Müslüman Türkiye”, “Ordu millet el ele” diye bağırarak yürüyüşe geçen sağcı gruplar Maraş ve ilçelerinde terör estirdi. Çeşitli silahlarla donatılmış olan bu gruplar kısa bir süre içerisinde Solcu ve Alevi Kürtlere ait işyerini ateşe verdi. Asker ve polisin müdahale edemediği grup öğleden sonra Alevi mahallelerine girerek 700′ün üzerinde evi ateşe vererek katliama girişti. Olayların büyümesi üzerine konutunu terk eden vali, ailesiyle birlikte valilik binasına sığındı.

İlan edilen sokağa çıkma yasağına karşın saldırılar 24 Aralık 1978 günü ve gecesi de devam etti. Saldırganların bir karakolu basarak iki Alevi polisi öldürmeleri ve karakoldaki silahlara el koymaları üzerine asker ve kalabalık arasında da çatışma yaşandı. Aynı gün, komşu illerden getirilen askerler, şehri yavaş yavaş kontrol altına almaya başladı. 25 Aralık 1978′da Bolu, Nevşehir ve Diyarbakır’dan gelen birliklerin de katılımıyla alınan askeri önlemler, olayların hızını kesti. Silah sesleri azaldıysa da kentin bazı noktalarında kundaklama olaylarının yaşanması önlenemedi ve olaylar ertesi güne kadar çeşitli aralıklarla sürdü.

Olaylara tanık olanlar, resmi açıklamaların gerçekçi olmadığını ifade ederken bağımsız kaynaklara göre çıkan olaylarda ölen 430 kişi ölürken ve 621 kişi yaralanmıştır. Ölü ve yaralıların büyük bir kısmının Alevi Kürtlerden oluştuğu olaylardan sonra birçok aile Maraş’ı terketmek zorunda kaldı. Olay sonrasında TBMM, Erzincan, Sivas, Erzurum, Kars, Bingöl, Elazığ, Malatya, Adana, Urfa, Antep ve Maraş’ta sıkıyönetim uygulamasını kabul ederken 6 ayrı sıkıyönetim mahkemesi kuruldu. 4 Haziran 1979′da Adana’da başlayan davada 804 sanıktan 330′u için idam cezası istendi. Katliam sanıklarından 29′u idam idam cezasına, 7’si müebbet hapse, 7’si 15-24 yıl arası hapis cezasına, 29′u 10-15 yıl arası hapis cezasına, 259′u 5-10 yıl arası hapis cezasına, 26’sı ise 1-5 yıl arası hapis cezasına çarptırıldı ve bu cezalar 1988′de kesinleşti. 379 kişinin beraat ettiği yargılamada 68 kişi firarda olduğu veya yargılama sırasında öldüğü için yargılanamadı. Öte yandan müebbet hapis dışındaki cezalara 1/6 oranında cezai indirim uygulanarak cezalar hafifletildi. Bir müddet sonra yargıtayca bozulan kararlar yeni yargılama sonucunda uygulanamadığı gibi olayların arkasındaki gizli el de hiçbir zaman ifşa edilmedi, olayların kimler tarafından planlandığı bir türlü açığa kavuşturulamadı. Gizli tutulan devlet raporlarından ele geçirilen kısımlara göre sinemaya bombayı Ülkücü Gençlik Derneği yetkilileri Mustafa Kanlıdere, Ökkeş Kenger ve Mustafa Tecirli’nin yerleştirdiği; olayların başlamasından bir gün önce Hüseyin Yıldız, Ünal Ağaoğlu, Haluk Kırcı, Mustafa Özmen, Mustafa Dülger, Remzi Çayır, Mustafa Demir, Bünyamin Adanalı, Ahmet Ercüment Gedikli, Mustafa Korkmaz ve İsmail Ufuk ile Mehmet Gürses adlı ülkücü militanların Ankara’dan şehre gönderildiği ve olayların arkasında bazı devlet yetkililerin olduğu anlaşılmıştır.

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterPin on Pinterest0Share on Tumblr0Email this to someoneShare on Google+0