Skip to content

Kürdistan’ın Bin Atlısı: Fedlawîyan
[1148-1424]

1100′lü yılların ortalarına doğru bölgenin hakim devleti Selçuklular’da (Selçûkîyan / 1037-1157) merkezî otoritenin zayıflaması ve taht kavgalarının başlaması üzerine, birçok eyalet valisi, kendi bölgelerinde etkinliklerini arttırarak bağımsızlık ilan etti. Atabeg adı verilen ve asıl görevleri şehzadeleri yönetim konusunda eğitmek olan bu devlet adamları (Osmanlı’da bunlaralala denirdi) kısa sürede güçlenmiş ve geniş sınırları olan eğemenlikler kurmuşlardı. Sembolik olarak Halife’ye bağlı bu yönetimler içinde en büyük devlet elbette ki Zengî Kürt Devleti’ydi (1127-1250). Yine bu dönemde Kürdistan’da irili ufaklı bir çok atabeyliğe rastlanmaktaydı. Bunlardan biri de Kürdistan’ın Lor mıntıkasında bulunan Şîraz merkezli ve ancak Atabeg Sungur döneminde parlak bir süreç geçirmiş olan Fars Salguran Atabeyliği’ydi (Salxuran, Salghurid). Atabeg Sungur’un (bütün Farsça metinlerde Sonqor) ölümünden sonra zayıflayan ve daha sonra Fedlawî Kürt Devleti’nin eğemenliğine giren bu atabeylik, Moğol İlhanlılar tarafından tamamen ortadan kaldırılacaktı.

Salguranların önemli devlet adamlarından biri Mihemed kurê Elîyê kurê Hesnê Fedlawî adlı bir Kürttü. İyi bir eğitimden geçmemiş olmasına rağmen devlet ve yönetim felsefesi üzerine görüşleri ve keskin zekasıyla takdir toplamış olan bu adam Fedlawî ailesinin de lideriydi. Lorîstan’da meskûn bu aile, Hicri 500. yılda Ebûl Hesenê Fedlawî önderliğinde Çîyayê Simaqê mıntıkasından buraya göç etmiş ve kısa sürede bu bölgede güç toplamışlardı. Mihemed’ın ölümünden sonra oğlu Ebû Tahîr (Tahîr ê Mihemed ê Elîyê kurê Ebûl Hesen), Salguranlılar ile iyi ilişkiler kurmuş ve devlet yönetiminde söz sahibi olmuştu. Salguranlar ile  Şahbankaran Kürt Emîrliği arasında çıkan bir savaşta gösterdiği üstün başarı sonrası kendisine Atabegê Çîya (dağların atabeyi) ünvanı verildi. Daha sonra Atabeg Sungur’a yaptığı teklif üzerine Lorîstan’ın fethi için görevlendirildi. Çoğunluğu sulh yoluyla olmak üzere Kürdistan’ın Lor mıntıkasının tümünü kendisine bağladı ve Şehrê Kurd’a yerleşti. Kısa bir süre sonra Atabeg Sungur’a gönderdiği bir elçiyle Atabeg sıfatını kullanarak bağımsızlığını ilan ettiğini haber verdi. Böylece Kürtler atabeylikler döneminin ikinci büyük devleti olan Fedlawî Kürt Devleti’ni (Fedlawîyan, Fedlawids, Hazarhaspids), aşağı Kürdistan’da kurmuş oldular.

Devletin kurucusu Ebû Tahîr, 1161 yılında hayata gözlerini yumduğunda geride Hezar Esp, Behmen, Îmadeddîn Pêlewan, Nesreddîn Ilwakuş ve Qizil adlı oğullarıyla Şîraz ile Hamedan arasında hüküm süren bir devlet bırakmış oldu. Babalarının vasiyeti ve kardeşlerin ortak kararı ile devletin başına Hezar Esp geçti ve kendisine Melîk ünvanı verildi.

Kimi Türk kaynaklarında Binatlı adıyla da anılan bu Kürt kahraman, kısa bir süre içerisinde bütün Lor Kürdistanı’na hakim oldu. Melîk ünvanını kullanan Hezar Esp, Çîyayê Simaq’taki akrabalarından başlayarak buraya çeşitli Kürt aşiretlerini topladı ve bazı yarı göçebe Kürt aşiretlerine toprak vererek yerleşik hayata geçmelerini sağladı. Hezar Esp tarafından Fedlawî topraklarına davet edilen Kürt aşiretlerinden isimleri kayıtlara geçmiş olanlar şunlardı: Istêrkî, Memakoyî, Bextîyarî, Ciwankî, Bêdanyan, Zamedyan, Alanî, Lotond, Bêtond, Bewazkî, Şunwend, Rakî, Xakî, Harûnî, Eşkî, Koyî, Lîrawî, Mûyî, Behsewfî, Kemankeşî, Memastî, Omekî, Tewabî, Kedawî, Medîhe, Kurdanî ve Kulard. Kısa bir süre içerisinde kardeşleriyle birlikte devlet yönetimlerini güçlendiren Hezar Esp, bölgedeki yarıbağımsız Kürt aşiretleri üzerine seferler düzenleyerek bunların meskun oldukları yerleri topraklarına kattı. Şolîstan Eyaleti’ne (Wosman yakınlarındaki bu bölge Şolî adlı Kürt aşiretinden dolayı Şolîstan olarak adlandırılmıştı) düzenlenen seferin de başarılı olması üzerine Fedlawîler, Fars’ın büyük bir kısmını alarak Hazar Denizi ile Basra Körfezi arasında kalan bölgeye hükmetmeye başlamış oldular.

Melîk Hezar Esp’in 1248′de (Şerefname’ye göre 1258) vefatından sonra tahta sırasıyla kardeşleri Îmadeddîn Pêlewan (1248-1251) ve Nesreddîn Ilwakuş (1252-1257) geçti. 1258′de tahta, Hezar Esp’in annesi Salguran ailesinden olan oğlu Tekleyê Hezar Esp oturdu. Bu sırada Hezar Esp’in ölümünü ve Tekle ile amcasının oğlu Cemaleddîn Omer’in taht kavgasını fırsat bilen Fedlawîlerin komşuları, bu güçlü devleti yıkmak için seferber oldular. Atabeg Seîd Salguran, Fedlawî topraklarına güçlü bir orduyla üç kere saldırdıysa da başarılı olamadı. Bağdat Halifesi’nin orduları da Xuzîstan’dan destek alarak Şehrê Kurd üzerine yürümüş, Tekle’yi yerinden edememişti fakat Tekle’nin kardeşini esir alarak Lahuc Kalesi’nde zindana atmışlardı. Daha sonra Tekle, Küçük Lor mıntıkasından destek için gelen Kürt aşiretleri ile birlikte Lahuc Kalesi’ni kuşatarak Bağdat Halifesi’ne ve Salguranlara boyun eğdirmişti.

Bu sırada doğudan büyük bir hücum ile Moğol saldırıları gelmekteydi. 1243′te Kösedağ savaşıyla bölgede varlıklarını pekiştiren Moğollar, Ötüken’deki merkeze bağlı kalarak başkent Tebrîz’de İlhanlılar (Îlxanîyan) Devleti’ni kurmuşlardı. Bölge devletlerini tek tek tarih sahnesine gömen bu devlet, birçok Kürt hakimiyetine de son verecekti. İlhanlılar, 1256 yılında Alamut Kürt Devleti’ni ortadan kaldırmış ve tahta Hülagü Han’ın geçmesiyle Azerbaycan’a saldırarak burayı da topraklarına katmışlardı. 1258′de Bağdat’ı almak üzere büyük bir ordu hazırlayan Hülagü Han, çevresindeki hakimiyetlerle sorun yaşayan Tekle ile görüşmüş ve onu yanına almayı başarmıştı. Nitekim Tekle, Hülagü Han’ın Abbasi Devleti’ne son verdiği ve halifeyi öldürdüğü sefere 2.000 atlıdan oluşan ordusuyla katıldı. Bağdat’ın talan edilmesi üzerine İlhanlılar ile fikir ayrılığına düşen Tekle, Hülagü Han’dan izin almadan Lorîstan’a döndü ve bunun üzerine Keytemu Qanubîn komutasındaki bir tümenlik orduyu da üzerine çekmiş oldu. Bu ordu, kendilerini karşılayan Tekle’nin kardeşi Şemseddîn Alp Erxûn’u yakalayarak Lorîstan’a girmiş ve Tekle ile bir türlü karşılaşamamıştı. Bu sırada Tekle, toparlayabildiği küçük bir orduyla Canbexş Kalesi’ne çekilecek ve bütün saldırılara rağmen teslim olmayacaktı. Durum Hülagü Han’a bildirildiğinde sultan, Tekle’ye yüzüğünü göndererek kendisini affettiğini bildirmişti. Bunun üzerein teslim olan Tekle, tutuklanarak Tebrîz’e gönderilmişti. Burada Hülagü Han tarafından sorgulanmış ve başı kesilerek şehîd edilmişti. Tekle’nin adamları onun cesedini çalarak Lorîstan’a kaçırmış ve Şehrê Kurd yakınlarındaki Zerde adlı köye gömmüşlerdi.

Bu olaydan sonra Hülagü’nün fermanı üzerine Fedlawîlerin tahtına, esir alınmış olan Şemseddîn Alp Erxûn (1259-1274) çıkarılır. 15 yıl boyunca Lorîstan’ı yöneten  bu melik, ülkesinde adalet ve eğitime önem verdi. Moğolların talan etmiş olduğu yerleşim birimlerini yeniden onararak yapılandırdı. 1274′te ölmesi üzerine tahta oğlu Yûsif Şah (1274-1286) geçti. Moğol hükümdarı Abaka Han ile iyi ilişkiler geliştiren Yusif Şah, kısa bir süre sonra Xuzistan, Kuhgilweyh, Fîrûzan ve Cerbadqan gibi mıntıkaları da topraklarına kattı. 1286′da öldüğünde yerine İlhanlı İmparatoru Ergun Han’ın onayıyla I. Atabeg Efrasîyab geçti (1288-1296). Daha önceki Fedlawî hükümdarlarının aksine Efrasyab, bir zalimdi. Babasının atamış olduğu bütün valileri tutuklatarak kimilerini işkenceyle öldürdü. Halkın üzerine bir karabasan gibi çöken bu atabeyin zülmünden korunmak için taht ortağı olan amca çocukları dahi İsfahan’a kaçtılar. Bunları yakalamak için gönderilen ordu, Ergun Han’ın ölüm haberi üzerine bölgedeki İlhanlı kalelerine saldırıp hakimiyeti ele geçirdi Efrasiyab adına hutbe okutarak Moğollar karşısında bağımsızlık ilan ettiler. Taht boşluğundan faydalanan Efrasiyab, Tebrîz’i ele geçirmek için harekete geçti ve Keruhrude Kalesi’ndeki Moğol güçlerini büyük bir saldırıyla dağıttı ve şehirde bunu kutlamak için gösteriler düzenledi. Fakat bu zafer sarhoşluğu kısa sürdü çünkü Moğollar güç toplayarak geri döndü ve Efrasiyab’ın neredeyse bütün askerlerini öldürdüler. Efrasiyab elleri bağlanarak bir ata bağlandı ve Tebrîz’e götürüldü. Burada hakkında ölüm kararı verilmesine rağmen Lor Kürtlerinden Xatûna Kîrmanî’nin Gayhatu Han’dan ricası üzerine affedildi ve tekrar Lorîstan’a gönderidi. Buradaki ilk işi de kendisini desteklemeyen bir amca oğlunu öldürmek oldu. İlhanlı tahtına Mahmud Gazan’ın çıkması üzerine kendisine bağlılık bildiren Efrasiyab, bir süre sonra İlhanlılar ile tekrar sorun yaşamaya başladı ve hükümdarın fermanıyla boğazına kement geçirilerek öldürüldü.

Bunun üzerine tahta, Mahmud Gazan Han’ın isteği üzerine Yusif Şah’ın oğlu, Efrasiyab’ın kardeşi Melîk Nusreddîn Ehmed (1296-1333) çıkarıldı. Ağabeyinin aksine ılımlı bir hükümdar olan Ehmed, kısa sürede ağabeyinin olumsuz intibasını sildi ve Lorîstan’da yenileme çalışmaları başlattı. Bölgedeki Kürt aşiretleriyle bağlarını kuvvetlendirdi, hizmete yönelik bir yönetim benimsedi ve 38 yıl boyunca adaletiyle ülkesini yönetti. 1333′te ölmesi üzerine tahta oğlu Rukneddîn Yusif Şah oturdu. Babasının izinden giderek adaletiyle örnek oldu ve kendisine adaletin babası manasına gelen “Abû dadê” adı verildi.  1340 yılında öldü ve yerine oğlu Muzaffer Efresyab geçti (1340-1355).  II. Efresyab, ülkesini huzur ve adaletle 15 yıl boyunca yönetti ve İlhanlılar’ın bölgeden silinmesine fiilen yardımcı oldu. Ölümü üzerine kardeşi Şemseddîn Pêşeng (1355-1378) tahta geçti fakat Fedlawîler bu tarihten başlayarak gerilemeye başladılar. Pêşengîn ölümünden sonra Melîk Pîr Ehmed (1378-1408) tahta geçti. Bu dönemde Timur saldırıları başladı ve Fedlawîler, Fars tarafında kalan topraklarının büyük bir kısmını kaybettiler. Daha sonra sırasıyla Ebu Seîd (1408- 1417) ve Şah Husên (1417-1423) tahta çıktılar. Fedlawîler bu dönemlerde de Fars Muzafferan’larının sürekli saldırılarına uğradılar.

1423 yılında Şemseddîn Peşeng’in torunu Mîr Xiyaseddîn, bir saldırı ile amcasının oğlu olan Şah Hûsen’i öldürdü ve tahta geçti. Bu sırada Timur’un askerlerinden Mirza Şahrux’un oğlu İbrahim, Xiyaseddîn üzerine büyük bir ordu gönderdi ve Melîk Xiyaseddîn ülkesini terketmek zorunda kaldı. Böylece, Güney Kürdistan, Lor Kürdîstan’ı ve Fars bölgesinin büyük bir kısmında 276 yıl boyunca hüküm süren bu Kürt devleti 1424′te yıkılmış oldu. Devletin Melîk Hezar Esp döneminde genişlemesi ve teşkilatlanmasını tamamlamış olmasından dolayı Hezar Esp Devleti (Hazarhaspid, Hezarhespana) olarak da bilinen Fedlawî Kürt Devleti’nin sınırları içerisinde önemli felsefeci, şair ve müzisyenler yetişti.

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterPin on Pinterest0Share on Tumblr0Email this to someoneShare on Google+0